YÜZÜNÜZ PASAPORTUNUZ OLDUĞUNDA, HAVACILIK EĞİTİMİNE NE OLACAK?
Özlem Çapan Özeren

 

Yapay zekâ, biyometri ve dijital kimlik çağında havacılık eğitimini yeniden düşünmenin zamanı geldi mi?

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dikkat çekici bir video izledim. Türk Hava Yolları'nın Miami ve Boston havalimanlarında denediği yüz tanıma sistemlerinin başarılı sonuçlar verdiği, yakın zamanda İstanbul, İzmir ve Seul'de de uygulanmasının planlandığı anlatılıyordu.

Videoda yolcuların boarding kartı göstermeden, yüz tanıma sistemleri sayesinde uçağa binebildikleri ifade ediliyordu.

Çin'in Şangay Hongqiao Havalimanı'nda yolcular artık yüz tanıma sistemleriyle check-in yapabiliyor, bagajlarını teslim edebiliyor, güvenlik kontrollerinden geçebiliyor ve uçağa binebiliyor. Avrupa Birliği ise Ekim 2025'te başlattığı ve Nisan 2026 itibarıyla tam uygulamaya geçirdiği Giriş/Çıkış Sistemi (Entry/Exit System-EES) ile pasaportlara vurulan giriş-çıkış damgalarını büyük ölçüde dijital kayıtlarla değiştirmiş durumda.

EES, Avrupa Birliği dışındaki ülkelerin vatandaşlarının Schengen bölgesine giriş ve çıkışlarını elektronik ortamda kayıt altına alan yeni nesil bir sınır yönetim sistemidir. Yolcuların pasaport bilgilerinin yanı sıra yüz görüntüleri ve parmak izleri de dijital olarak kaydedilmektedir. Sistem, sınır güvenliğini artırmayı, düzensiz göçü önlemeyi ve yolcu işlemlerini hızlandırmayı amaçlamaktadır.

Ancak bu dönüşümün başka bir yüzü daha var.

Bu yeni dünyada, havalimanlarında çalışan yolcu hizmetleri personeline ne olacak?

Bugün bir yolcu hizmetleri çalışanı; check-in işlemlerini gerçekleştiriyor, boarding kartı düzenliyor, bagaj kabul ediyor, seyahat belgelerini kontrol ediyor ve yolcu akışını yönetiyor. Peki check-in işlemlerini yapay zekâ destekli sistemler gerçekleştirdiğinde, boarding kartları ortadan kalktığında ve pasaport kontrollerini biyometrik doğrulama sistemleri yaptığında ne olacak?

Bana göre bu soru, artık havacılık eğitiminin en önemli gündem maddelerinden biri haline gelmiştir ve gecikmeden tartışılmak zorundadır.

Çünkü bizler üniversitelerde ve meslek yüksekokullarında hâlâ binlerce öğrenciyi yolcu hizmetleri, yer hizmetleri ve terminal operasyonları alanlarında yetiştiriyoruz. Ancak sektörün ihtiyaç duyduğu yetkinlikler hızla değişiyor.

Yakın gelecekte havacılık sektörünün ihtiyaç duyacağı çalışan profili; boarding kartı basan, manuel işlem yapan veya evrak kontrol eden personelden çok; dijital sistemleri yönetebilen, biyometrik doğrulama süreçlerini anlayabilen, yapay zekâ destekli operasyonları takip edebilen, veri güvenliği konusunda bilgi sahibi olan, kriz yönetebilen ve yolcu deneyimini şekillendirebilen profesyoneller olacaktır.

Bu durum, yolcu hizmetleri mesleğinin ortadan kalkacağı anlamına gelmemektedir. Tam tersine, mesleğin daha yüksek yetkinlikler gerektiren yeni bir yapıya dönüşeceğini göstermektedir.

Geleceğin yolcu hizmetleri profesyonelleri; yolcu psikolojisini anlayabilen, kriz anlarında etkili iletişim kurabilen, özel gereksinimli yolculara destek verebilen, dijital sistemleri yönetebilen ve gerektiğinde insan odaklı çözümler üretebilen çalışanlar olacaktır.

Çünkü havacılıkta teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, endişeli bir yolcuyu sakinleştiren, bağlantısını kaçıran bir yolcuya çözüm üreten, özel yardıma ihtiyaç duyan bir yolcunun yanında olan veya kriz anında doğru kararı veren unsur hâlâ insandır.

Bu nedenle geleceğin havalimanlarında daha az değil, daha nitelikli, daha donanımlı ve insan davranışlarını daha iyi anlayabilen yolcu hizmetleri profesyonellerine ihtiyaç duyulacaktır.

Bizler artık öğrencilerimizi mevcut işlere değil, geleceğin işlerine hazırlamak zorundayız.

Belki de bugün havacılık eğitiminde kendimize sormamız gereken en önemli soru şudur:

2035 yılının biyometrik, dijital ve yapay zekâ destekli havalimanlarında çalışacak insan kaynağını, 2026 yılının müfredatlarıyla yetiştirmeye devam edebilir miyiz?

Bana göre artık tartışmamız gereken konu, eğitim sistemimizin değişen havacılık ekosistemine ne kadar hızlı uyum sağlayabileceğidir. Çünkü geleceğin havalimanlarında en değerli çalışan, teknolojiyi anlayan, yöneten ve her koşulda insan faktörünü koruyabilen kişi olacaktır.



Sayfa Adresi: http://www.haberair.com/yazar/yuzunuz-pasaportunuz-oldugunda-havacilik-egItImIne-ne-olacak/36