Bu yıl “Beyin” temasıyla gerçekleştirilen kongre; nörolojiden çocuk psikiyatrisine, medikal teknolojilerden nöroşirürjiye uzanan geniş bir içerik yelpazesiyle tıp öğrencilerini, genç araştırmacıları ve akademisyenleri bir araya getirdi. İki gün boyunca süren kongrede bilimsel oturumlar, bildiri sunumları ve özel kursların yanı sıra; tıp eğitiminin dönüşümü, hekimlik etiği, disiplinlerarası yaklaşım ve sağlık teknolojilerinin geleceği gibi başlıklar öne çıktı. Açılış programında Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu da katılımcılara hitap etti. Kongre kapsamında ayrıca Filistin özel oturumu da gerçekleştirildi. Programda yer alan özel bölümde, savaş ve insani kriz koşullarında sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği ile sahadaki güncel gelişmeler ele alındı. Kongre, yalnızca tıptaki güncel gelişmeleri takip eden değil, aynı zamanda tıp literatürüne ve pratiğine katkı sunmak isteyen genç hekim adayları için önemli bir bilimsel buluşma zemini oluşturdu. Cansağlığı Vakfı’nın bilimsel üretimi teşvik etme ve disiplinler arası etkileşimi güçlendirme yaklaşımıyla hazırlanan programda, bilimsel oturumların yanı sıra bildiri sunumları ve özel kurslar da yer aldı. CIMSC 2026’nın ana teması olan “Beyin”, modern tıbbın en dinamik çalışma alanlarından bazılarının kesişim noktasını oluşturuyor. Kongre kapsamında katılımcılar, insan zihninin ve sinir sisteminin farklı boyutlarını ele alan oturumlarda alanında uzman isimlerin bilgi ve deneyimlerinden yararlanma fırsatı buldu. Etkinlik, bilimsel merak ile mesleki dayanışmayı bir araya getiren uluslararası bir öğrenci kongresi olarak konumlanıyor. Cansağlığı Vakfı tarafından düzenlenen 2. Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi, sağlık dünyasının önde gelen isimleri ile gelecek nesil hekim adaylarını bir araya getirdi. Kongrenin açılışında, tıp eğitiminin dönüşümü ve hekimlik etiği üzerine dikkat çekici mesajlar verildi. Kongrenin açılış programında konuşan Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, teknolojinin tıp üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: “Artık sadece tıp öğrenmek yetmiyor. Yeni nesil hekimlerin mutlaka mühendislik formasyonuna da sahip olması gerekiyor. Geleceğin tıbbında algoritmayı anlamayan, veriyi yorumlayamayan hekim eksik kalacaktır.” Sağlık dünyasının temel değerlerine vurgu yapan Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Modern tıbbın ve bilimin temelleri aslında doğuda bizim ecdadımız tarafından atılmış. İnsan o medreselerin gölgesinde yürürken şunu hissediyor: Gök kubbenin altında bırakılacak en büyük miras ne taştır ne topraktır. Sadece ve sadece ilimdir. Bugün ise o kadim ilim ve kültür medeniyetinin bir başka kalbinde İstanbul'dayız.” Cansağlığı Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk ise hekimliğin insani ve manevi boyutuna dikkat çekerek şunları kaydetti: “Cansağlığı Vakfı insanın ruh ve bedenini birleştiren, insanı sadece bir madde ve beden olarak gören yaklaşımdan, aynı zamanda duyguları, kalbi ve merhameti olan bir birey olarak ele aldığı için bugün özellikle değindiğimiz konu aslında insanın biyolojik yapısının yanında vicdani tarafıdır.” Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de Filistin özel oturumu oldu. Programda “Filistin Özel Oturumu: Şifa Hastanesi’nden Canlı Bağlantı ile Son Durum” başlığıyla yer alan bu bölüm, savaş ve insani kriz koşullarında sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği, sahadaki güncel durum ve hekimlik sorumluluğu gibi başlıkları öğrenci kongresinin gündemine taşıyor. Bilimsel oturumlar arasına yerleştirilen bu özel bölüm, tıbbın yalnızca klinik ve akademik değil, aynı zamanda vicdani ve insani boyutuna da vurgu yapıyor. Filistin özel oturumuna, Gazze’de zorlu koşullar altında görevini sürdüren kalp doktoru Dr. Muhammed Habiboğlu konuk oldu. Ardından Gazze’den Dr. Hassan El Shaer canlı bağlantıyla Filistin’in özgürlük mücadelesinde doktorların rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özel oturumda ayrıca, Filistinli çocuk doktoru ve insan hakları savunucusu Dr. Hussam Abu Safiya’nın durumu da gündeme taşındı. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları sırasında sağlık hizmetlerinin durma noktasına geldiği bölgede görevini sürdüren ve hastalarını terk etmeyi reddeden Abu Safiya’nın yaşadıkları, sağlık çalışanlarının savaş koşullarında karşı karşıya kaldığı ağır tabloyu bir kez daha gözler önüne serdi. 25 Ekim 2024’te İsrail ordusunun hastaneye düzenlediği baskında binalar bombalandı, sağlık personelinin büyük bölümü gözaltına alındı. Bu süreçte Dr. Abu Safiya hedef haline geldi; hastanede sığınan oğlu ise bir insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybetti. Aralık 2024’te hastanenin çocuk ve doğum servislerine yönelik saldırıları dünyaya duyuran Dr. Abu Safiya, 27 Aralık’ta İsrail güçleri tarafından alıkonuldu. Somut bir kanıt sunulmadan yöneltilen suçlamalarla başlayan bu sürecin, ağır insan hakları ihlalleriyle devam ettiği ifade edildi. Uluslararası hak örgütlerinin raporlarına göre Abu Safiya; Sde Teiman ve Ofer gibi merkezlerde ağır işkenceye maruz kaldı, hücre hapsinde tutuldu ve elektrik şoku dahil çeşitli fiziksel saldırılara uğradı. Tutukluluk süresince 40 kilodan fazla kaybettiği, kaburgalarının kırıldığı, kalp rahatsızlığı ve görme sorunları yaşadığı, buna rağmen tıbbi bakım taleplerinin karşılanmadığı bildirildi. Özel oturumda, İsrail hapishanesinde suçlama olmaksızın bir yılı aşkın süredir tutulan Şifa Hastanesi Başhekimi Dr. Hussam Abu Safiya’nın serbest bırakılması çağrısıyla sosyal medyada #FreeDrHussamAbuSafiya etiketi öne çıkarıldı. İlk kez 2025 yılında düzenlenen kongre, 1.612 katılımcıyı ağırlamış; 20 bilimsel oturum ve 6 farklı kurs çalışmasına ev sahipliği yapmıştı. 2026 edisyonunun da bu birikimi büyüterek tıbba gönül veren gençlerin akademik gelişimine katkı sunması bekleniyor. Cansağlığı Vakfı Cansağlığı Vakfı, resmî adıyla Canan Bayraktar Toplum Sağlığı Vakfı, toplum sağlığını güçlendirmeyi amaçlayan; genetik, immünoloji, onkoloji, psikoloji ve psikiyatri gibi alanlarda araştırma, eğitim ve uygulama faaliyetleri yürüten bir vakıftır. Vakıf; bilimsel araştırmaları desteklemek, sağlık alanında eğitim ve araştırma altyapısına katkı sunmak, ihtiyaç sahiplerine yönelik projeler geliştirmek ve gençlerin sağlık alanındaki akademik gelişimini desteklemek amacıyla çalışmalar yürütmektedir. Bu kapsamda burs programları, öğrenci kulübü faaliyetleri ve Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi gibi organizasyonlarla hem bilimsel üretimi hem de toplumsal faydayı teşvik etmektedir.













